İnsanlık Adına Küçük,Kendi Adıma Büyük Adımlar Atıyorum da

Böyle başlık atınca da Ay’a gittim oradan bildiriyormuşum gibi artiz bi hava oldu değil mi? Yo evdeyim henüz bir yaralı parmağa işemişliğim,derman olmuşluğum yok. İnşallah ilerleyen yıllarda büyük adam olacağım ama ben niye böyle başlık attım ona geleyim dimi? Ben bir bin yıldır falan animelerle haşır neşir olayım böyle onları bir içselleştireyim istiyordum bir türlü fırsatım olmuyordu. Severim de he animeleri. Sonuçta Şeker Kızlarla,Heidilerle,Tsubasalarla büyümüş insanlarız. Sonunda kendim içün büyük bir adım attım da bir anda anime komasına girecek  kadar çok anime izledim sizlerle paylaşayım istedim. İlerleyen günlerde izlediğim serileri de anlatacağımdır işallah

 

TONARİ NO TOTORO

totoro

Satsuki ile Mei adında iki küçük kız anneleri hastanede yattığından onun yakınlarında bir eve taşınırlar. Daha sonra çocukluğun verdiği bir takım hayal gücü etkisiyle (artık bu da ne demekse laskjasd) küçük kız Mei ormanın ruhuyla karşılaşır. Daha sonra bu ona Totoro ile tanışma yolunu açacaktır ama başta ablası da dahil buna kimse inanmak istemez ama daha sonra ablası da Totoro ile karşılaşır. Konuyu zaten zibilyon yerde bulabilirsiniz diye kısa kesiyorum ama ben böyle iç açıcı,renklerin böylesine güzel kullanıldığı bir anime görmedim he sen zaten ne kadar anime gördün kü dümbük diyebilirsiniz ama bende böyle hissiyat uyandırdı bu film. Nedir la bu Miyazaki manyaması amağğn falan diyordum bilmezden önce. Haklıymışınız +rep Miyazaki emmi. Benle yaşıt bir anime. Ben bunca yıl sonra izliyorum Miyazaki amca gomenasai . İzledikten sonra kafamın içinde Totorolar cirit attı yeminle. Hele o kedi otobüs allahım yarabbim o ne güzel bir şeydi. Tabi her şeye hayıflandığım gibi buna da hayıflandım. El oğlunda ne hayal gücü var anasını satayım demişliğim oldu. Olmadı desem yalan.

PAPRIKA

paprika

Satoshi Kun tarafından aynı isimli romandan uyarlanmış.Bunu da anime araştırırken bir yerlerde Inception’a benziyor yok Inceptıon bundan arakmış da bilmem neymiş diye duyup merak ettiğimden izledim. Bir esinlenme  esinlenmiş gibi geldi Nolan amca bana ama bilemiyorum şimdi günah alamayacağım. Inception’ı izlediyseniz onun hesap bir rüya-gerçek karmaşası içinde geçiyor. Doktor Kosaku bir alet üretiyor. İnsanların rüyalarına girip onlara müdahale edebiliyorsunuz. Ama alet henüz deneme aşamasında olduğundan etki alanı hiç belli değil. Diğer doktor Atsuki ise Paprika adında bir ne diyeyim bilemedim figürle diyeyim rüyaların içine giriyor. En başta hastaları tedavi amacı içün düşünülen alet kötü ellere geçiyor ve bundan sonrası olaylar olaylar şeklinde gidiyor. Neresi rüya neresi gerçek kafalar bir karışıyor. He Inception izlemediyseniz zaten önce kendinizi bir yerlerden atın sonra filme bakın derim ben. İlk önce bu animeyi izleyin  ama keşke önceden bunu izleyip sonra onu izleseymişim dedim bi içimden.

Hotaru no Haka

grave of the fireflies

 

2. Dünya Savaşı sonlarına doğru hayatta kalmaya çalışan kardeşlerin aşırı acıklı hikayesi diyeyim ben size. Madırfakır Amerika yaşadıkları şehri sürekli bombaladıkları için anneleri filmin en başında ölür. Babalarından ise bir süredir haber alınamamaktadır. Daha sonra kardeşler teyzelerine sığınır ama teyze biraz kıltoroş olduğundan ve zaten savaş şartları hüküm sürdüğünden artık kardeşlere bakamayacaktır. Karar verip eski bir sığınakta yaşamaya başlarlar. Büyük abi kardeşine bakmak için sokaklarda dayak mı yemez,insanların tarlalarından sebze mi çalmaz. Bu anime filmini bana tavsiye ettiklerinde çok ağlayacaksın kendine mukayet ol dedilerdi. Ben inanmamıştım ay nolcak acaba amağn işte izleyecez yea falan dedim ama şimdi bile aklıma geldikçe gözlerim doluyor, öyle hayın bir film çıktı bu.Gerçek bir hikaye olması ayrıca ciğer yıkıcı.

Karigurashi no Arrietty 

arrietty

 

Yine Miyazaki amcanın el atmaları var ama bu sefer yazar olarak katkı sağlamış. Arrietty ve ailesi minnak insanlardır şimdi burada bir anlaşalım yani baya bildiğin cüceden bile minnaklar. İnsanlardan bir şeyler aşırarak hayatlarını geçirmeye çalışıyorlar. Aşırmak dediğimde bir kağıt mendil olur sana bir tek küp şeker olur böyle belli olmayacak şeyler. Yaşayabilmek için insanlara asla görünmemeliler ama. Bunlar bir gün yine bir şeyler aşırmak için evlerinin çekmesinde yaşadıklarını ailenin evine girdiklerinde evin hasta oğlu Sho bunları görmesin mi ama kimseye çaktırmaz durumu sevgi dolu seni. Bir yandan da Arrietty ile arkadaşlık kurmak istemektedir. Arriety ise insanlara görünüp ailesini zor duruma sokmak istemez ama o da Sho ile arkadaş olmaktan uzak duramaz. Nedense öyle ahım şahım bir konusu olmamasına rağmen bunu bir acayip sevdim,içim ısındı biliyor musunuz? İzleyin derim çok kawai bir animemizdir. Japoncamdaki ilerlemeyi fark ediyorsunuz değil mi ( sjklhakdas)

Hoshi Wo Ou Kodomo

hoshi-wo-ou-kodomo

Anime izleyenler sürekli çizimleri bir harikaydı işte adam şurada şöyle düşünmüş bu açı şöyle falan deyince ben bir hönk olurdum. Yani böyle şeylerden asla anlamayacakmışım gibi gelirdi. Çizim çizimdi işte ne kadar neyi değiştirebilir diyordum içten içe ama çok şey değiştiriyormuş artık öğrendim. Estetik gözüm açıldı oğlum benim. Bu anime bu kadar güzel çizilmeseydi belki de izleyemezdim konusu çok ilgi çekici olmasına, böyle en bayıldığım gizemli öğelere girmesine rağmen gereksiz aralar vardı mesela ama çizimleri kestecem diye gözümü bile ayırmadım. Asuna hanım kızımız bir alıcı ile müzik dinlerken garip bir ses duyuyor. Sonra o garip sesin sahibi çocukla tanışıyor ve bu tanışma ona bir yeraltı medeniyeti olan Agartha’nın kapılarını açıyor. Senseisi ile birlikte Agartha’nın derinliklerine giderken buluyorlar kendilerini. Sensei’nin amacı da ölmüş karısını geri getirmek olduğundan türlü türlü tuhaf olay karşımıza çıkıyor. Agartha ile de bir dolu ekşınlı hikaye okudum bir yazının konusu resmen ama Kayıp Şehir Atlantis’in aslında Agartha’nın ta kendisi olduğu söylenirmiş falan falan.Velhasıl kelam hepsini ayrı ayrı çok sevdim izlemediyseniz delilerce,manyaklarca hespsini öneriyorum. Fin.

 

Reklamlar