Mim:Hatırladığınız İlk ve En Eski Anınız

Merhabayın.Mikalzia bizim cin fikirli hanım kızımız filmler izlemiş esinlenmiş “ulan ben bunu neden mim yapmıyorum ki “diye içinden geçirip alengirli bir mim konusu daha bularak beni de mimlemiş.Çok yaşasın.

Geçip giden huhu zamanları huhuhuğğ bir yerlerde bulsam şarkısı eşliğinde bir süre düşündüm ama hangisi en eskisi kestiremedim,anneme sordum o da tam kestiremedi.(Bu arada bir Mirkelam vardı ne oldu ona? ) Bir de şöyle bir olay var ki bunu gerçekten hatırlıyor muyum,anlatılanlardan hatırlıyormuşum gibi yapıyorum onu da bilemiyorum.O yüzden en kesin hatırladığımdan en hatırlıyormuşum gibi  olana doğru devam ediyorum.Mikal illüstrasyonlar koymuş hikayesinin aralarına ben de ondan fikir araklayarak şarkı koyuyorum.Soft şarkılar koyuyorum merak etmeyiniz.

Şimdi 3 yaşıma doğru gidiyoruz ve hatırladığım en eski anım olan annemin pembe geceliğine geliyoruz.Evet gecelik hem de pembe.Dimağımı zorladım detaylar için ama geceliği niye bu kadar yoğun hatırlıyorum kestiremiyordum.Pembe seviyorum desen o da değil.Sonra fark ettim ki o pembe gecelikle birlikte gelen bir erkek çocuğu var o yüzden bu anı bu kadar etkili duruyor kafamın içinde.O erkek çocuğu benim kardeşim.Şimdilerde kıskanç olduğumu düşünmüyorum ama zamanında kardeşimi deli gibi kıskandığım için ( yani öyle diyorlar ) eve gelişini dün gibi hatırlıyorum.Annemin üstünde pembe bir gecelik çekyata o yabancı çocuk kucağında oturduğunu falan.Aha travma çıktı ulan pembe geceliğin altından.

Bu anım 3 yaşımdan daha küçük bir döneme tekabül ediyor sanırım.Çünkü kardeşimi hatırlamıyorum.Olsa mutlaka hatırladım travma sebebim olmuş baksanıza 😀 Şimdi kardeşim olmadan asla diyorum tabi. Hatırladıklarım bizim hacı bakkal amca böyle uzun uzun sakalları vardı,Eyüp sokakları,annemin feryadı ve devasa yükseklikteki merdivenler merdiven konusuna ek parantez açmak isterim çocukluğum Eyüp’te nuh-u nebi’den kalma evlerde geçmiştir,evler üstü üste apartman şeklindeydi ama tüm girişler dışardandı  (buraları biraz karışık aslında ) ve merdivenler bırak küçücük beni bir yetişkinin bile tırmanamayacağı büyüklükte idi.Neyse konumuza dönecek olursak ben tüm bu merdivenleri aşıp bizim sakallı bakkal amcadan emzik almaya gitmişimdir annem bakkala tembihlemiş bir de bu çocuğa emzik verme sakın diye ama ben  o yıllarda deli gibi emzik yardırıyorum tabi o emzik alınacak başka çıkış yok ve eve dönmüşüm annem nerde hiç bir fikrim yok televizyonunun sesini sonuna kadar açmış o yıllarda çok meşhur olan Rosa’yı izliyorum ki çok küçükten kendimi drama vermişim ben hey gidi annem bir feryat figan eve geldi.O kadar yüksek sesle izliyormuşum ki annem sesleri tam algılayamamış o anda ve eve hırsız girdiğini düşünmüş ben anneme dönüp “ehehehehe Rosa’yı izliyorum ben eheheheh kendim açtım hem de” diyorum.Bazı yerler eksik kafamda.Rosa’yı izlediğimden eminim ama

Yıl bilmiyorum ama yer yine Eyüp.Eyüp’ü bilenler beni anlayacaktır.Her yer Evliya,Dede,Hazret bilmem ne mezarı kaynar.Evlerin aralarında ne bileyim oynadığınız bahçede,sokakların çok egzantrik yerlerinde mezarlıklar doludur.Bizim sokağın aşağısında da bir Ahmet Dede mezarı vardı.Evden onun mezarının başına giderdim arada.Heyecanlı bir şey gelecek sanıyorsunuz değil mi,yanılıyorsunuz.O Ahmet Dede’yi sürekli düşündüğümü hatırlıyorum diyecektim sadece.Adı dede ya gözümde böyle tonton bir ihtiyar canlandırdığımı hatırlıyorum sürekli.Neden orada gömülü olduğunu,kim olduğunu falan sürekli düşünürdüm.Hala da düşünürüm ya bir sonuca varamadım.Neden dedeydi  acaba mezar taşındaki isim.Ahmet Dede ile ilgili başka ekşınlar daha vardı sanırım ama şimdi hatırlamıyorum. Benim çocukluğum da böyle saftirikçe geçmiş demek ki.Kendimden utandım

Bunu da anlatıp bitiriyorum söz.Kısa keseceğim dedim ama yine destan yazdım anasını satayım.Bu anım annemin halasının ısrarla anlattığı bir hikayedir o yüzden es geçmek istemedim.Ne zaman Samsun’a ziyarete yanına gitsek istisnasız her seferinde aynı hikayeyi anlatır.Bakmayın çaktırmıyorum ama hala hanıma göre ben çok zeki bir çocuktum.Neden diyeceksiniz değil mi? Çünkü ben 2 yaşımda hala hanıma tencere,tava,bir kaç patates ve tuzun yerini gösterdim de ondan.Hey gidi şimdi siz kendinize zeki diyorsunuzdur Allah bilir.Oğlum ben üstün zekalıyım görmüyor musunuz? Te allam hala hanım bunu her yıl anlatır ve sanki o yıllarda ne bileyim bir atom parçalamışım,bir uzaya çıkmışım,46735 bilinmeyenli denklem çözmüşüm gibi davranır.Bu çocuk çok zekiydi çok der durur.Ah hala hanım bir bilsen o çocuk şimdi işsiz ulan ya.Sabahın kaçı olmuş nelerle uğraşıyor hatta.Neyse moralim bozuldu yine.Ben gideyim artık.

He ben mimi kime gönderiyorum onu açıklamadım değil mi? Güzeller içinden canlina , hayal ,winpohu ve şizomizo’yu seçtim.Yazarsanız çok iyi olur canlar.Bitti.

Reklamlar