Makarnayı özleten dizi:Pasta

Uzun aralar verip verip döndüğüm Kore dünyasından bir dizi ile yine karşınızdayım.Gerçi bilmeyen duymayan kalmamıştır çünkü ben her blogta bu diziyi okuyarak nemenem bir şeymiş acaba diyerek başladım.Coffee Prince ile başlayan My Name is Kim Sam Soon ile devam eden  konsept dizi hayranlığımda buna eklenince dedim bir de makarnanın tadını alayım.Gerçi öğrencilik dolayısıyla makarnaya uzunca bir süre tövbe etmiştim,görmek bile istemiyordum ama diziyi izlerken kendimi  makarna makarna diye ağlarken buldum.

Coffee Prince’de sevsem sevemem,yakışıklı bulsam bulamam şaştım bu işe felsefesiyle izlediğim Lee Sun Gyun (Choi Hyun Wook) bir de baktım burda şef olmuş şep olmuş yani  dedim bir de şefliğini göreyim.Ne etmiş bizim ses tonuna yandığım abi.Nerde o Coffee Prince’de her dar zamanda ortaya çıkan,sevdiğini zibilyon kez affeden naif zat-ı muhterem nerde bu herkese bağırıp çağıran,çubuktan kıskaç yapıp çene kapatan,hata yaptıklarında insanların kafasına kafasına vuran,çok güzel adam haşlayan  Şep.İşte dünya değişiyor ne diyelim.Tabi bizim Şep kötü insan sonucu  çıkmasın adam prensipli işinde tam bir profesyonellik istiyor o sebepten böyle.O insanlara bağırdıkça ben burda gerim gerim gerildim.”Bak şep geliyor çabuk yap,yetişmeyecek galiba o yemek,ahanda geldi şimdi zılgıtı yiyecen” diyerek izlediği diziye yorum yapmaktan kendini alamayan teyze olarak nam saldım.

Herkeslerin bu diziyle sevdiği ama benim tersten gelerek Kore dizisi takip etme fantezimin bir ürünü olarak Greatest Love’dan tanıdığım Kong Hyo Jin(Seo Yoo-kyung) baktım burada.E daha ne olsun ama hanımın giysilerinde yine gram değişiklik olmamış.Greatest Love’da dedim tarz yağıyor herhal artiz neyin ya şimdi bu diye düşünüyordum  meğersem külliyen kötü giyinişli bir ablamızmış.Neyse karakterine gelecek olursak 3 yıl sen tava tutmak için yamak olarak çalış.Tam tavayı elime aldım yuppi derken ben mutfağımda kadın kısmına yer yok diyen bir deli gelsin topunuzu kovsun.O iş o kadar kolay değil arkadaş der ve kendini bir şekilde mutfağa kabul ettirir daha doğrusu Şep’e.Şep Şep deyip duruyorum ya kız da öyle diyordu.Korelilerin İngilizce imtihanı diyebileceğimiz bir durum yani yanlış anlamayın.F’ler hep P’dir aslında biz bilmiyoruz.Bu karakter biraz sarsak olmasına rağmen ben çok sevdim.Gitti paşa paşa lafı dolandırmadan,kıvrandırmadan,eğilmeden,bükülmeden Şep’e aşkını ilan etti.(Afferin kız sana,bravo) Gerçi Şep ile tanıştıkları ilk gün abayı yakmıştı kız ona da neyse Şep kızın gururu kurtulsun diye bir iki gün mühlet vermişti (En sevdiğim sahne herkes gibi  😀 )

Bir de kızımıza aşık yakışıklı,zengin,iyi huylu ama biraz salak patronumuz Kim San (Alex) vardı ki.Genel olarak 2.erkek karakterleri zaten çok severdim ama bu adamı ayrı bir sevdim.E bu büyük sevgimin bedeli olarak da en çok ona kızdım.Ya kim bu zamanda hele de böyle bir ton artısı varken sen alınma Hyo Jincim ama kıçı kırık bir kızı  bekler,hem neden bekler,beklerken niye kaktüs çiçeği resimleri koyar her gün kızın dolabına(güzel ayrıntıydı orası   ayrı),kız ile buluşma ayarlayıp neden gitmez,kızın dertlerini neden dinler,nasıl o kadar çok severken ben seni değil Şep’i seviyorum deyince bu kadar kolay gider bana bunların cevabını birileri versin istiyorum.Kendine güveneydin kız Şep’i daha tanımadan yuvanızı kurardın.Akılsız başın cezası ağla şimdi ya da ağlama çok tatlı gülüyordun yav.Gül sen hep gül he mi?

Bir de bizim Şep’in tüm bu mutfakta kadına hayır kampanyasının arkasındaki sebep olan eski sevgilisi Oh Sae-young (Lee Ha Nui) vardı.Ölümüne iyi,ölümüne güzel,ölümüne becerikli.Hani bu Kore dizilerinde 2.kadınlar şeytan oluyordu,kuyu kazıyordu izlediğim dizilerin büyük kısmında 2.kadınlar hep çok iyi oluyor benim ya.Şans benden yana demek ki bir de onlara kıl olacağım diye uğraşmıyorum.Gerçi bizim Şep biraz haklı bir takım yamukları olmuş Sae-young hanımın.Bizim Şep boşuna birşey yapmaz zaten canım.

               Şep’in ceza stilini görmemiz açısından bir örnek teşkil etsin bu da 😀

Tabi dünya şef ve yamak etrafında dönmüyor.Mutfakta başka şefler ve onların sorunları da elbette ki.Bir de Şep’in önlenemez siniriyle birlikte sorunlar oy dağlar oy kıvamına geliyor.Şep kadınları kovdu demiştim ya onun yerine İtalya’da olduğu yıllardan arkadaşlarını işe alarak ortalığı kızıştırdı amacı bu değildi galiba ama Kore ekibi bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.He mutfaktaki şefler Kore ekibi,İtalya ekibi diye ikiye ayrılmıştı.

İtalya ekibinde bir de baktım bizim gumiho’daki kıl kuyruk öğretmen de burda olmuş sana Philip.Seni hiç sevmedim Philip babanı da sevmezdim demek geldi içimden .İtalyan ekibi benden ilk eksisini o sebepten aldı ama diğer ikisini sevdim.Kore Ekibinin düşündüğü gibi hiç öyle biz İtalya’dan geldik,sizden üstünüz tavırları da yoktu.Canlarım benim 😀 E bu Şep Kore ekibine bağırmakta bazen de haklı şimdi.Herşeyde bi çapanoğlu arıyordu hırtlar.

He sanmayın ki aşıklar of böyle deli gibi aşk yaşıyor,göklerde uçuyor,öpüşüp koklaşıp martıları simit atıyor.Kore dizisinden beklenmeyecek şeyler bunlar o sebepten beklentiniz bu yönde olmasın.Ama diziler tüm bunlar olmamasına rağmen bir şekilde de kendini izletiyor.İlginç.ya ya ya şa şa şa Kore dizileri  Kore dizileri çok yaşa.Bir dizinin daha böylece sonuna geldim çingularım.Esen kalınız.İyi bayramlar iyi bayramlar.

Reklamlar