Goong Princess Hours

 

Bir diziyi daha bitirmenin vermiş olduğu mutlulukla yazıma başlayabilirim.Hemen anlatıp koşarak yeni diziye başlamalıyım.İzlenecek o kadar dizi var ki bir of çeksem karşı ki dağlar yıkılır.Herkes izlediği için bol spoilerli bir yazı olabilir.Trt’de de yayınlanması vesilesiyle bizim altın günlerinde kısır yiyen teyzeler bile izlemiştir herhalde.Zamanında insanlar izlerken nedir yahu bu çekik fanlığı demiştim ama büyük konuşmuşum tü bana.Lafı uzatmadan hemen konuya gireyim.

Chae-Kyeong(Yoo Eun Hye) normal bir lise öğrencisi olarak eğitimine öğrenime devam etmekte Shin Goon( Jo Ji Hoon) Kore’nin son kraliyet ailesinin veliaht prensi olarak arz-ı endam etmektedir.Shin’in babası  kralımız çok hastadır ve de ülkedeki devamları için prensimizin evlenmesi gerekmektedir.Gizli gizli ilişki yaşadığı sevgilisi Min Yo Rin’e (Song Ji-hyo) teklif eder ama kızın idealist çıkacağı gelir balerin olabilmek için evlenmeyi kabul etmez.Bu sebeple de zamanında dedesinin hayatını kurtarıp,bu sebeple arkadaş olduğu adamın torunu ile evlenmek zorunda kalır.Bu iki amca birbirlerine söz vermişler zamanında.Bizim torunları baş göz edelim diye.Bir nevi beşik kertmesi değil mi şimdi bu.He bir de bizim prensin kendinden daha sevimli,daha anlayışlı bir kuzeni Yul(Kim Jeong Hoon) vardır.Babasının ölümüyle birlikte saraydan ayrılıp İngiltere’ye gitmek zorunda kalmış,Kral’ın hastalık haberini öğrenip annesi ile birlikte çeşitli katakulliler çevirmek için Kore’ye geri dönmüşlerdir.Gerçi Yul’un pek böyle işleri girmedi ne ettiyse annesi etti.

En başlarda bu prens olacak oğlan kıza etmediğini bırakmadı.Bir de prens beyin evlendiği için ayrılmak zorunda olduğu kız arkadaşının da acısıyla delirtti kızı.Ama kızımızın arkadaş canlısı,eğlenceli,sevecen kişiliği bu nemrut prensi biraz da olsun gülümsetmeyi başardı.Kızdan hiç hoşlanmayan prens saray dışındaki hayatın nasıl birşey olduğunu gösteren,hayal kurmasını sağlayan bu kıza aşık oldu ama bir türlü açılamadı bize fenalık geldi haliyle burda.Kız zaten en başından yanıktı prens’e.Eeeğ prens bu aşık olmayacaksın da ne edeceksin.Velhasıl kelam ağlamalar,sızlamalar yanlış anlaşılmalarla içimiz şişti.

Yul en başta favori karakterimdi aslında.Chae-kyeong’un en yakın arkadaşıydı,prens’in yapması gereken şeyleri yapıp kızımıza yardımcı oldu.Bir de sevimlilikten ölecek gibi bir halde dolaştı tüm dizi boyunca.Sonra aşık olduğunu anladı onun için herşeyden vazgeçeceğini bile söyledi ama atın alan üsküdarı geçmişti çoktan.’Hiç bir beklentim olmadan seviyorum seni’ dediğinde karalar bağladım burda.Ben tabi klasik dizi izleyicisi olarak başrollerin aşklarında yana olacaktım o yüzden Yulcum sen dizinin 2.adamısın küçük düşün.

Büyük bir balerin olma sevdasıyla Shin’in evlilik teklifine hayır diyen MinYo Rin sonra pişman olarak Shin’i geri kazanmaya çalıştı fakat ohooğ bizim prens çoktan karısına aşık olmuştu bile.Min Yo Rin’in sürekli ortalıklarda olması Chae-kyeong için çekilir dert değildi tabi sevdiği adamın hala bu kızı sevdiğini düşünüyordu.Neyse ki aklı selim sahibi bir kızmış  tüm 2.kadınlarda gördüğümüz şeytanlıkları yapmadı,entrika çevirmedi.

Gelelim en sevdiğim sahnelere geleceğin kralı ile kraliçesi biraz kaynaşsın veliaht prens ile prensesçikler doğursun diye ailenin büyükleri artık ikilinin aynı odayı paylaşması gerektiğini düşünür.Bizim prense bir güzel mesir macunumsu bişiler yedirilir içilir aynı odaya atılır gençlerimiz ama olaylar prensin istediği gibi gelişmez.Ne etsinler bari oyun oynasınlar başka yapacak bişiy yok.

Bu sahnede de çakal büyükanne yine gençleri kaynaştırma peşindedir.Kılık değiştirip halkın arasına karışırlar üçü bir yolculuğa çıkar.Ne kadar kılık değiştirdikleri de su götürür ama.Koskoca prensi ne hale düşürdüler burda.Şarkı söyleyip oynamaya başladı Chae kyeong ile birlikte büyükanne karşısında.Çok eğlendim.

Bir kore dizisi klişesi ile karşı karşıyayız bu sahnede.İzlediğim tüm dizilerde esas oğlan illa kızı sırtında taşıyacak bu olmazsa dizide eksik birşeyler oluyor sanki.Bu sahnede iyice kaynaştıkları artık birbirlerine aşık olduklarına inanmaya başladıkları yerlerden biri.Prens artık prenses’e iyiden iyiye abayı yakmaya başlıyor.Gizli gizli fotoğraf çekmeler,evde onu sık sık izlemeler falan.Tamam prens oldun canım sen.

Bizim nemrut prens romantikleştiğini bize gösterircesine kızımızla birlikte gün doğumunu izlemeye gider ve geceyi yazlık saray mı diyeyim artık yazlık köşk mü orda geçirmeye karar verirler.Bunlar zaten ne zaman birlikte bir yerlerde kalsalar bir olay olmadan geçmez.Prensimiz artık dayanamayıp kıza olan duyguların gösterir de kızımız uyuyor yahu.Uyan kızım uyan prens de seni seviyor.


Aralarındaki yanlış anlaşılmaları çok şükürrrr en nihayetinde çözen çiftimiz artık kimseleri önemsemeden dünya aleme aşklarını ilan ederler ama bu tabi kısa sürecektir.Çünkü saray’da bir yangın çıkmıştır ve bunu prensin çıkardığı düşünülür.Gerçeğin öyle olmadığı sevimli Yul’un açıklamalarıyla ortaya çıkacaktır.Tek sorun bu değil elbette dram dediyseler hakkını veriyorlar,her yandan bir ayrılık çıkıyor.Kızımız prens’e çok sinrlendiği bir gece arabasıyla dışarı çıktığında Yul onu takip ederek süper kahraman olmaya çalışırken birisi Chae kyeong’un arabasını çalıyor ve ikisini görüp gazetelerde bu durumun yayınlanması sağlıyor.Kraliyet ailesi tabi bu durumdan hiç memnun olmayarak yanında kim olduğunu sorduklarında Yul’u korumak için yalan söylüyor ve bu karakterlerin ayrılmasına sebep olacak prenses’in sürgününü peşinde getiriyor.Acıklı sahneleri hemen geçelim hemen.

Bu sahne en güzellerinden biri herhalde.Gerçek olmasını dilerdik ama hayal malesef.Anasının kızı chae kyeong evin reisi olmuştur bizim koskoca prens de evin hanımı.Çocuklara bakıyor,evi temizliyor falan ama karısından azarı yemeye devam ediyor.Ah be prens sen bu hallere düşecek insan mıydın

Bir de her bölümün sonunda karakterlerimiz gibi giydirilen bölüm içindeki durumlarla gösterilen ayılarımız vardı ki bahsetmeden geçmek olmaz.Prensin de yanından bölümler boyunca ayırmadığı ayısı vardı.Anısı büyüktü zahir.25 bölüm prens nereye ayı oraya.

Bir diziyi daha acısıya tatlısıyla bitirmiş bulunmaktayım.(hehehe televizyon amcaları gibi konuştum) En başta hiç sevmediğim prensin dizi bitiminde fanı olmuştum.Bir lafım Yoo Eun Hye’ye oyunculuğuna,sevimliliğine lafım yok da sevemedim tam olarak ben bu kızı yahu.2 dizisini izledim ama yok olmuyor sevemiyorum.İzleyin izlettirin diyeceğim ama bir ben izlememiştim herhalde bu diziyi o yüzden okuyun yorum bırakın bari.rica edeceğim.

Reklamlar