Fantastik türk filmleri


Türk filmlerini pek çoğumuz biliriz,en az 10 kere izlediğimiz filmler vardır.Hatta acımayıp her gördüğümüz yerde tekrar tekrar izlediğimiz filmler.Ama ben size  insanların pek bilmediği veya benim bilen insanlardan haberdar olmadığım bir dünyadan bildiriyorum.O da benim ayıbım olsun.Türk filmi deyince hemen aklımıza gelmeyecek filmlerden  bahsedeceğim ki filmler evlere şenlik işlerdir.Türk sineması konusunda artık uzmanlaşmış bir anne ile olunca çok egzantrik filmler bir anda geliyor buluyor sizi.İlk favorim ve de pek sevdiğim Sadri Alışık bey amcamızın ‘turist ömer uzay yolunda’ filmidir.

TURİST ÖMER UZAY YOLUNDA(1973)

 

Hulki saner tarafından trt’de yayınlanan uzay yolu bildiğimiz star trek’i seslendiren tiyatro oyuncuları ile yapılmış ve de çok sevilmiş,sevilecek film. Turist ömer serisinin en güzel filmidir zannımca.Efendim film ilk çekilen uzay filmi olması ile de büyük önem taşımaktadır.Diğer harika filmler bundan sonra çekilmiştir yani.Birbirinden güzel performanslarla,gülmekten karın ağrıtan repliklerle dolu asla zaman israfı diye düşünülmeyecek bir filmdir.Tuhaf tuhaf yaratıklar,gezegenler,et yiyen çiçekler,tuzla beslenen insan görünümlü yaratıkların cirit attığı o zaman şartları düşünülürse de kendini aşmış bir filmdir bence.El fenerinden ses büyüteci yapmak,komputer’e spor toto tahminleri sormak,uzay gemisinin kapı açılma efekti(hüşşşt) gibi de harikalıkları barındırmaktadır.Hala izlemediyseniz koşarak gidin izleyin derim ben.

DRAKULA İSTANBUL’DA (1953)

Mehmet Muhtar’ın yönettiği Atıf Kaptan’ın tarihin en uzun dişli drakulasını oynadığı filmdir.(öyleymiş yani öğrendiğim bilgilere göre).Drakulanın te Romanyalardan İstanbul’a gelişini falan izliyorsunuz.Vampir filminin bütün klişeleri var tabi ki.Sarımsaksız cacık yüzünden depresyona giren insanlar, hatta boyna takma sarımsak takma,drakulanın tabutu üzerinde abdüllatif adının olması adamı yarar.Ama zamanın teknik imkansızlıklarına ve de yetersiz bütçe göz önünde bulundurulduğunda eli eteği öpülesidir.Amerika’da son zamanlarda izlenip ayakta alkışlanmış ayrıca.Kaçırmayınız,izleyiniz.

SÜPERMENLER (1979)

İtalo Martinenghi tarafından yönetilen Cüneyt Arkın amcamızın yine dünyayı bir avuç namertten kurtardığı italyan-türk ortak yapım filmi.Cüneyt Arkın deyince bir adım geride duran biri olarak öneremeyeceğim ama böyle de bir film var.Topluma hizmet amacındayım.3 süpermen olması ve 2 süpermenimizin harika isimleri(atak,matrak),einstein’in öğrencesi alman profesörün zaman makinesi belki ilgi çekici olabilir.

KİLİNK İSTANBUL’DA (1967)

1965’te İtalya’da yayınlanan killing adlı çizgi romanın Türkiye’de büyük ilgi görmesi sonucu Yılmaz Atadeniz’in aklına filmini yapmak gelmiş bir vapur yolculuğu esnasında ilham gelivermiş işte.Efendim bu kilink’in öyle süper yetenekleri ne bileyim bir süper kahraman nitelikleri yoktur ama adam da yönetici ruhu vardır,adamlarına her işini gördürür.Tebeşirle öldürdüğü adamın yanına kilink yazan süper kahramanımız bu noktadan sonra alır,götürür sizi.İzleyiniz,türk sinemamızdan faydalanınız.


 

Reklamlar