beatles sevmeyen kalmasın

Efendim filmimizin tamamı beatles şarkılarından oluşuyor ki bu bir beatles hayranı için bulunmaz hint kumaşının vücut bulmuş hali demek oluyor, öyleymiş yani.Benim beatles ile tanışmam da bu film sayesinde olmuştur,biraz geç kalmışım.

Filmimiz jude’un(Jim Sturgess) kumsalda ‘girl’ şarkısını söylemesiyle başlıyor.Sonbahardan kalma bir havada kumsalda tek başına tatlı tatlı ‘hikayemi dinleyecek biri var mı’ diyen jude ‘un sesi içinize işliyor. Babasını bulma ümidiyle  livepool’dan gurbet ellere giden sevgili oğlumuzun ardında bıraktığı bir sevgilisi vardır bir de.Onunla ayrılırken de bi ‘all my loving’ patlatır ki sevmelere doyamazsınız artık bu çocuğu 😀 britiş ingilizcesinin de katkısı yadsınamaz tabi.Neyse efendim çocuk kendini gurbet ellerde bulunca babasını aramaya koyulur.Bir dizi olay sonucu max(Joe Anderson) ile tanışırlar ve baya baya arkadaş olurlar.Çılgın gençlerimiz Amerika’yı fethederken bir gün yolları max’in evine düşer.Jude lucy(Evan Rachel Wood) ile tanışır.Gençlik ateşi falan birbirlerinden hoşlanırlar ama kızın vietnam savaşına gitmiş bir sevdiceği vardır ancak lucy’nin sevgilisi savaşta ölür.Gençlerimizin önünde bir engel kalmamıştır artık.

Karakterler o kadar hoş bir şekilde senaryoya dahil olur ki cuk oturur şarkılar, kişiler.Şaşırırsınız bu kadarı da mümkün değil diye.Max ile jude’un seksi ev sahibeleri Sadie(Dana fuchs) bir anda dahil olur filme ve çılgın bir rakçı olduğunu anlarız ablamızın bir ‘helter skelter ‘söyleyişi var içinizdeki isyankar ruh bir anda ortaya çıkar.Tabi ipini koparanın kendini Sadie’nin evinde bulduğu bir ortamda aşık kızımız Prudence(T.V.Carpio) çıkar birden ortaya kenardan naif naif ‘I want hold your hand’ini söyler.Film sadece bir aşk hikayesinden ibaret değil tabi.6oların sonları 70lerin başları Amerika’daki karışıklık ortamını,savaş şartlarını,ırkçılığı,öğrenci hareketlerini de anlatır.68 kuşağı dedikleri yıllar olsa gerek.Salma Hayek,Bono ve Joe Cocker bey amca gibi ünlüleri de görmemiz bittabi mümkün.Hele Joe Cocker’ın söylediği ‘come together ‘bence john lennon ile yarışır kimse kızmasın.Jojo(Martin Luther Mccoy) öyle bir gitar çalar ki heveslenip benim gibi gitar kursuna gidebilirsiniz:D

Film ‘let it be ‘ ile doruk noktasını yapıyor karmaşa içindeki ortamda siyahi çocuğun söylemeye başladığı ve kilisede devam eden şarkı içinize işliyor oracıkta beatles hayranı oluyorsunuz ve bir gün Amerikaya gideceksem kesinlikle  siyahi bir kilisede gospel dinlemek için giderim. Filmde beatles’ın 33 şarkısı geçiyor.’hey jude,dear prudence,strawberry fields forever,revolution,oh darling ve daha birçokları sizi alıyor,götürüyor.Filmde her karakteri birilerine benzetmeniz çok yüksek.Paul mccartney,kurt cobain,linda mccartney,janis joplin,jimi hendrix benzerleri ile yapılmış bir film izliyorsunuz .Şarkıların film sırasında canlı kaydedilmiş olması da ayrı bi güzelliktir tabi.Ve karakterlerin isimlerinden de anlaşılacağa üzere hepsi beatles şarkılarından esinlenerek bulunmuştur.Velhasıl kelam beatles’ı hiç dinlemediyseniz ve bu filmi izlemediyseniz şiddetle tavsiye ederim.

Reklamlar