Eski Şarkıları Kim Sevmez?

Soruyorum size kim sevmez? Bence hepimiz severiz.Eskiler filmleri ile olsun müzikleri ile olsun hep bize samimi gelmiştir değil mi nedense? O zamanlarda yaşama arzusu,o zamanların müzikleri ile yoğrulma arzusu duymuşuzdur.Acaba neden böyle düşünüyoruz,düşünüyorum diye sorarım ara ara kendime.Aradığımız şey samimiyet galiba,içtenlik belki.Neyse bu kadar iç muhasebesi yeter ana konudan sapıyorum galiba ben.Uri çingu Hikaruivy bizi şu yazısında sağolsun varolsun mimlemiş.Biricik Kok’umu kırmak olur mu dedim giriştim yazmaya hemen.Şimdi 45’lik dediğimiz şey dibi olmayan bir kuyu olduğu için eleme yapmak zor oldu.Ben kendi top listemi oluşturdum bakalım siz  beğenecek misiniz?

Bu klişeyi de yaptığıma göre müziklerimize geçebiliriz

İlk olarak  en bayıldığım oldies olarak Hümeyra hanımı anmam lazım.Bu parça 1988’de çıkardığı albümünden.Hümeyra’yı tabi çoğumuz Avrupa Yakasındaki İffet hanım olarak tanıyoruz.Hani şu geliyorlar soldan soldan repliğini hafızamıza kazıyan hanım.Ama kendisi 1970-1980 arasının çok çok ünlü sanatçılarından.Bulabilirseniz bu yıllardan  sonra albümünü hatmetmenizi rica ediyorum.Aslında paylaşmak istediğim şarkı aynı albümden korkuyorum adlı şarkıydı  ama hiçbir yerde bulamadım.Siz bulursanız mutlaka dinleyin derim

Şimdi de size Aydın’da doğan bir Anadolu beyefendisinden bahsetmek istiyorum.Biraz magazin dedikodusu vereceğim yine.Dario Moreno bey amcamız çok çok iyi Fransızca konuştuğu için zamanında Bridgitte Bardot’un rol arkadaşı olmuş ve seksi sarışını o kadar beğenmiş ki ona aynı isimli bir şarkı yazmıştır.Kendisinin ölümü de pek trajikomik.Rivayet olunur ki yemeği fazla kaçırdığı bir gün kalp sektesinden vefat ettiği.Toprağı bol olsun.

Bu şarkıyı da hepimizin bildiği ve de sevdiği dizi Çemberimde Gül Oya’da duyup uzun uzun aramıştım bu şarkı ne diye.Baya dertli,yanık bir şarkı.1976 yılında bestesini,sözlerini ve yorumunu da Funda’nın yaptığı şarkı.Sanatçının ayrıca ilk plağı olurmuş Çaresizim.Çemberimde Gül Oya’da öyle yerlerde giriyordu ki akıldan çıkması imkansız.

Eski şarkılarının tadı yok evet yenilerde ama bence Ajda Pekkan hala ballı börek kıvamında sesiyle,şarkılarıyla.Ajda Pekkan’ı hepimiz yakinen tanıdığımız için direk şarkıyı tanıtayım sözleri Fikret Şenes,bestesi tabi ki o zamanların gereği olarak bir yabancının Anselmo Genovese tarafından yapılmış.Ege bunun coverını yapmıştı zamanında.

Bu şarkının neden bilmiyorum bende çok çok ayrı bir yeri vardır.Sözleri,müziği,kadının yorumu müthiş derecede etkiliyor beni.Sözlere bakıp bu egosantrik depresyonda mı acaba diye düşünmeyin.Gayet iyi ve mutluyum :D Banu Kırbağ yani sahne adıyla Banu bildiğimiz birçok ünlü şarkının da bestecisi aynı zamanda.Söz müzik Şanar Yurdatapan.İlk kez 1979’da yorumlanmış.Son yıllarda da Çağan Irmak’ın yönettiği Yol Arkadaşım dizisinde sık sık çalardı.Hatta Banu hanım dizide konuk oyuncu bile olmuştu.

Tanju Okan babamızı anmazsak olur mu? İnsana huzur veren,dünyaya ya da dertlere boş ver diyen bir sesmiş gibi geliyor kendisi bana.Kendisi için upuzun yazılar yazsam da anlatamam .O yüzden ben susayım siz Tanju Okan’ı dinleyin.

Bu postta Türk filmlerine değinmeden geçerim diyordum ama dayanamadım yine hemen hemen her Türk filminde oğlan aşkını itiraf ettiği anda bu şarkı girmezse ben bir terslik olduğunu düşünürüm.1974 yılında olmaz böyle şey 45liğinde piyasaya sürülmüş şarkı.Türk filmli bi örneğini vereyim de siz de görün.

Bir eski şarkılar postunda The Beatles adı geçirmezsem koskkoocaa efsaneye ayıp etmiş olmaz mıyım?Sevdiğim çok çok çok şarkıları var ama bu aralar en çok beğendiğim beni en çok eğlendiren parçalarını paylaşmadan edemeyeceğim.Şarkı 1970’de Let İt Be albümünün içindekilerden biridir.Paul Mccartney o kadar eğlenceli söylemiş ki her seferinde kalkıp dans etme hissi veriyor ve bir dedikodu daha şarkının bir  yerinde “get back to the where you once belonged ” şeklinde geçen sözleri Paul en sevmediğim Japon olan Yoko Ono’ya bakarak söylemiş diyorlar.Ben blogu magazin blogu yapacam artık karar verdim.

Bu video’da gördüğümüzde ayrıca Bitıls’ın verdiği son konserdir.30 ocak 1969 ‘da Londra’da bir binanın çatısında yapılmıştır.Polis tarafından son verilmiştir ayrıca koskoca Bitıls’ın son konserine.Mukadderat.

Bu sıralar kafayı taktığım bir diğer şarkı da Edith Piaf hanımın Milord’u.Sabah akşam kafanda çalması gibi bir durum vardır ya uzun süredir onu yaşıyorum.Milord artık içimizden biri oldu.Marion Cotillard’ın oynadığı La Vie En Rose’da duymuştum ilk olarak.Edit Piaf seviyorsanız çok çok güzel bir filmdir ayrıca,tavsiye ederim

Son olarak Afro-Amerikanların eşsiz seslerinden birini anmadan geçemedim.Beyonce’nin oynadığı Cadillac Records filmini izlediyseniz Etta James adı hiç yabancı gelmeyecektir.

Ve mimi Uri kok Makinosev  ‘e gönderiyorum.Zor iş çingu kolay gele.

About these ads